Senin Hikayen | E. Çiftçi

22 Şubat 2019
255 Views

İlkyardım Deneyimi- Bölüm Bir
Haftaya her zamanki gibi başlamıştım. Pazartesi trafiğinde oğlumu okula bırakıp işime gitmek için trafikte anlamsızca zaman geçirdiğim sıradan sabahlardan biriydi geçen pazartesi.
Ofise varmama bir kilometre daha vardı ki, geçtiğim yolda bir ses duydum ve hemen aracımı güvenli şekilde park edip, sesin geldiği yöne doğru hızlı adımlarla yürüdüm. Bir kaza olduğu belliydi, bir kişinin yukarı fırladığını gördüğümü sanmıştım. Trafik durmuştu ve bir kalabalık oluşmuştu. Kalabalığa doğru yaklaşırken, nasılsa yardım eden biri vardır diye içinden geçmişti. Olay yerine geldiğimde büyük bir kargaşa olduğunu gördüm. Yardımcı olan kimse de yoktu. İlk anlarda biraz da çekinerek olaya müdahale etmeye başladım.
Olay yerinde duran bir otomobil, devrilmiş bir motosiklet, yerde yatan bir kadın, panik halinde yerde oturan bir motosiklet sürücüsü gördüm. Kimse kimseye yardım etmiyordu. Öncelikle yerde yatan kadının yanına gittim, seslendim. Cevap vermiyordu. Yaya kadına motosiklet çarpmıştı. Düşmenin etkisiyle boynu göğsüne doğru sıkışmış, bir kolu da göğüs kafesini sıkıştırıyordu. İlkyardım eğitimi aldığımı söyledim, kalabalıktan birisine 112’ yi aramasını istedim. Ambulansla konuşan kişiye, bilinci açık olduğunu söylemesini istedim. Yerde yatan hastayı kontrol ettim, göğsünü sıkıştıran kolunu vücudundan ayırdım, ağız yolunu kontrol ettim. Ağız yolunu açınca derin bir nefes alarak, tekrar kendinden geçti. Kaslarını sıkması ve solunumu olması beni biraz olsun rahatlatmıştı. Bu arada sürekli konuşup uyandırmaya çalışarak yaklaşık on beş,yirmi dakikadır hastanın başındaydım.
Özellikle boynunu ve omurgasını hareket ettirmemesi için kabanını sıkıca vücuduna dolamış ve iki dizimle bastırarak ambulansı bekliyordum. Bu arada solunumunu ve nabzını sürekli kontrol ediyordum.
Bu arada motorcu ayağa kalkmış, polis gelmiş, trafiğin bir şeridi açılmıştı. Kalabalık daha da artmıştı.
Yerde yatan kadının yüzüne bakmaya çalışanlar, fotoğraf çekenler, tanıyıp tanımadığına bakanlar, asfaltta yatmasın çim alana taşıyalım diyenler, su içirmek isteyenler, çevirelim bakalım diyenler, adı ne, çantasını açalım, yakınına haber verelim diyenler, hepsini uzak tutmuştum.
Bu sırada genç bir doktor geldi, doktor muyum diye sordu. İlkyardımcı olduğumu söyledim. Hastanın nabzına ve gözlerine baktı, doğru müdahale ettiğimi söyledi. Ambulans gelene kadar pozisyonumu korudum. Ambulans nihayet geldi, olanları anlatırken hastanın başındaydım. Travma tahtası getirdiler, bunu sırtına bağlantı ipleriyle sabitleyip hastayı sırtüstü çevirdik. O zamana kadar boynunu oynatmamıştı, boyunluk da takılarak sedyeye alındı. Hızlıca hastaneye sevk edildi.
Her şey bittikten sonra çevredeki insanların takdir eden bakışlarıyla aracıma döndüğümde, kendimi çok yorgun hissediyordum. Bir insanın hayatını kaybetmek üzere olduğu bir ana şahit olmak bile korkutucu bir duygu , ve müdahale boyunca tanımadığım o kadının hayatta kalması için uğraşmıştım.
Yaklaşık bir yıl önce eğimle birlikte Ayşe Yazıcı’dan iki günlük bir eğitim alıp, ilk yardımcı sertifikası almıştım. Maketler üzerinde yaptığımız eğitimlerde oldukça gülmüştük, beceriksizce uygulamalar yapmıştık. Doğru bildiğim birçok şeyin yanlış olduğunu anlaşmıştım. Hem çok eğlenip hem de çok şey öğrenmiştim. Sadece iki günde öğrendiklerim ilk kez birisi için işe yaramıştı. Sanırım birinin hayatta kalmasını sağlamıştım, bunu bu sayfanın sahibine, sevgili Hocam’ a borçluyum. Hayatımızı daha güvenli kıldıkları için tüm sağlık çalışanlarına borçluyuz.

YORUM BIRAK